🇹🇷 Türkçe 🇦🇱 Shqip 🇬🇧 English

Anasayfa Hukukta Yapay Zekâ ve İstanbul 14. ATM Kararı Değerlendirmesi

Hukukta Yapay Zekâ ve İstanbul 14. ATM Kararı Değerlendirmesi

Yapay Zekânın Hukuk Sistemlerindeki Yükselişi

Yapay zekâ (Artificial Intelligence – AI), hukuk alanında giderek daha fazla kullanılan bir teknoloji hâline gelmiştir. Günümüzde yapay zekâ; içtihat araştırması, hukuki metin analizi, çeviri ve veri sınıflandırma gibi alanlarda hukukçulara önemli kolaylıklar sağlamaktadır. Ancak bu kullanım, beraberinde ciddi bir soruyu da gündeme getirmektedir: Yapay zekâ, hukuki muhakemenin neresinde durmalıdır?

Bu soru, yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda etik, hukuki ve anayasal bir tartışmayı da içermektedir.

Türkiye’de Hukukta Yapay Zekâ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Örneği

Türkiye açısından dikkat çeken gelişmelerden biri, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yapay zekâ kullanımına ilişkin yaklaşımıdır. Mahkeme, yapay zekâyı bir karar verici olarak değil; teknik destek sağlayan yardımcı bir araç olarak konumlandırmıştır.

Mahkemenin yapay zekâdan yararlandığı alanlar şu şekilde özetlenebilir:

Yabancı Hukuk Araştırması: Yabancı ülke (Hollanda) yargı kararlarına erişim ve teyit sürecinde yapay zekâdan destek alınmıştır.

Hukuki Çeviri ve Dil Bariyerinin Aşılması: Hollandaca hukuki metinlerin Türkçeye çevrilmesinde yapay zekâ, teknik bir araç olarak kullanılmıştır.

Etik İlkelere Uyum: T.C. Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 2024 tarihli rehberi esas alınarak; şeffaflık, hesap verebilirlik ve dürüstlük ilkelerine açıkça atıf yapılmıştır.

Bu yönüyle karar, yapay zekâ kullanımının gerekçede açıkça belirtilmesi bakımından Türkiye’de nadir ve önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Hukukta Yapay Zekâ Kullanımı ve “Halüsinasyon” Riski

Son yıllarda özellikle ABD’de yaşanan davalar, yapay zekânın hukukta kontrolsüz kullanımının doğurabileceği riskleri açıkça ortaya koymuştur. Alabama, New York ve Illinois eyaletlerinde görülen bazı davalarda, avukatların ChatGPT gibi üretken yapay zekâ araçları üzerinden gerçekte var olmayan mahkeme kararları ve uydurma içtihatlar sunduğu tespit edilmiştir.

Bu durum, literatürde “AI hallucination (yapay zekâ halüsinasyonu)” olarak adlandırılmaktadır. Yapay zekânın, ikna edici ancak gerçeğe aykırı çıktılar üretmesi; özellikle yargı süreçlerinde adil yargılanma hakkı ve mesleki özen yükümlülüğü bakımından ciddi riskler doğurmaktadır.

Yapay Zekâ Hukuki Muhakemeyi Etkiler mi?

Yapay zekânın hukuki muhakeme dışında tutulması, ilkesel olarak doğru kabul edilmektedir. Ancak uygulamada asıl sorun, bu ayrımın nasıl denetleneceğidir.Zira yapay zekâ çıktıları dosyaya girdiği anda;

hâkimin değerlendirme sürecini,
delillerin algılanma biçimini,
hukuki argümanların ağırlığını
dolaylı biçimde etkileyebilme potansiyeline sahiptir.

Bu nedenle tartışmanın odağı, yapay zekânın kullanılıp kullanılmaması değil; hangi aşamada, hangi amaçla ve hangi denetim mekanizmalarıyla kullanıldığı olmalıdır.

AB Yapay Zekâ Yasası (AI Act) ve Türk Hukuku Karşılaştırması

AB Yapay Zekâ Yasası’nda Yargı ve Yapay Zekâ yani Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası (AI Act), yargı alanında kullanılan yapay zekâ sistemlerini “yüksek riskli” sistemler arasında sınıflandırmaktadır. Bu kapsamda;

İnsan denetimi (human oversight) zorunludur.
Şeffaflık ve izlenebilirlik sağlanmalıdır.
Karar alma süreçlerinde yapay zekâ nihai karar verici olamaz.

Ayrıca Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası ve Şirketler İçin Hukukta Yapay Zeka yol haritası dikeyinde detaylı bilgiler içeren Yapay Zekâ Dünyasında Yeni Bir Dönem: AB Yapay Zekâ Yasası ve Şirketler İçin Stratejik Yol Haritası makalemizi de okumanızı öneririz.

Özellikle hâkim ve savcıların kararlarını doğrudan etkileyen sistemler, sıkı düzenlemelere tabidir.

Türk Hukuku Açısından Hukukta Yapay Zeka Kullanımı ile İlgili Mevcut Durum

Türk hukukunda henüz yapay zekâya özgü kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ancak;

Anayasa’nın 138. maddesi (hâkimin bağımsızlığı),
Gerekçeli karar zorunluluğu,
Etik ilkeler ve tarafsızlık yükümlülüğü
çerçevesinde, yapay zekânın karar verici rol üstlenmesi fiilen mümkün değildir.

Bu nedenle İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı, AB AI Act ile uyumlu biçimde; insan merkezli ve denetlenebilir yapay zekâ kullanımına örnek teşkil etmektedir.

Yapay zekâ, hukukçunun elinde güçlü bir araç olabilir; ancak adalet terazisini tutan el her zaman insan olmalıdır. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi örneği, bu dengenin mümkün olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Şirketler İçin Yapay Zekâ Hukuku Konusunda Uzman Avukatlık Hizmetleri

Hızla gelişen teknoloji dünyasında, şirketler için yapay zekâ sistemlerinin kullanımı sadece bir verimlilik aracı değil, aynı zamanda ciddi bir hukuki sorumluluk alanıdır. Yapay Zekâ Hukuku kapsamında sunduğumuz uzman Şirketler İçin Yapay Zekâ Hukuku Konusunda Uzman Avukatlık Hizmetleri; algoritmik şeffaflık, veri koruma (KVKK ve GDPR uyumu), fikri mülkiyet haklarının korunması ve yapay zekâ kaynaklı hatalarda hukuki sorumluluk yönetimi gibi kritik alanları kapsar. Şirketlerin otomasyon süreçlerini yasal bir zemine oturtmaları, sadece gelecekteki tazminat risklerini minimize etmekle kalmaz, aynı zamanda kurumsal itibarın korunmasını ve regülasyonlara tam uyum sağlanmasını garanti eder.

Kurumsal düzeyde yapay zekâ entegrasyonu sağlayan işletmeler için hazırladığımız AI Risk Analizi ve Uyum Politikaları, özellikle üretken yapay zekâ (Generative AI) kullanımı sırasında ortaya çıkabilecek telif hakkı ihlalleri ve gizlilik sızıntılarını önlemeye odaklanır. Uzman avukatlarımız, AB Yapay Zekâ Yasası (EU AI Act) gibi uluslararası standartları baz alarak, yerel ve küresel pazarda faaliyet gösteren şirketlerin yazılım lisanslama süreçlerini, kullanıcı sözleşmelerini ve veri işleme protokollerini hukuki bir süzgeçten geçirir. Bu sayede, inovasyon süreçleri hukuki engellere takılmadan sürdürülebilir bir şekilde yönetilir.

Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz, yalnızca mevcut sorunları çözmekle kalmayıp, şirketlerin gelecekteki teknolojik dönüşümlerine proaktif bir koruma kalkanı oluşturur. Yapay zekâ tabanlı kararların hukuki denetlenebilirliği ve otomatize edilmiş iş süreçlerinde "insan odaklılık" ilkesinin korunması, sunduğumuz stratejik danışmanlığın temel taşlarını oluşturur. Şirketinizin teknolojik alt yapısını yasal güvence altına almak ve dijital dönüşümde bir adım önde olmak için Yapay Zekâ Hukuku alanında uzman kadromuzdan aşağıdaki iletişim formu ve iletişim bilgilerimizden bize ulaşarak profesyonel destek alabilirsiniz.

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut hukuki durumunuz için bizimle iletişime geçiniz.

İlgili Hizmetler

İlgili Makaleler